Kentlerde yaşayan halkın oranı her geçen gün artarak yüzde ellinin üzerine çıkmış durumda. Şehirleşme bir taraftan modern yaşamın nimetlerini insanlara sunarken diğer taraftan da birçok olumsuzluğu beraberinde getiriyor. Söz konusu olumsuzluklar listesinin üst sıralarında artan ulaşım zorlukları geliyor. Şehirde yaşayan insanlar sabahın erken saatlerinden gece geç vakitlere kadar bir yere diğerine ulaşmaya gayret ederken yollarda saatlerce vakit harcıyor.
Toplu ulaştırma sorunlarının çözümlendiği kentlerde yaşayanlar arzu ettikleri noktalara kısa sürede zahmetsizce ulaşırken ulaştırma alt yapısı tamamlanmamış şehirlerde halkın büyük çoğunluğu yollarda saatlerce zaman kaybediyor.
Endüstrileşme devriminin sonrasında Amerika, Avrupa ve Japonya’nın önde gelen kentlerinde toplu ulaştırma çözümlerine yatırımlar yapılarak kara, deniz ve demir yolu entegrasyonu planlı bir şekilde tamamlandı. Daha sonra sistemlerin geliştirilmesi ve ulaştırma hızının yükseltilmesi için veriler toplandı. Toplanan verilere göre alt yapı ve ulaştırma modlarının entegrasyon yatırımlarına yön verildi.






Otobüs işletmeciliği babadan oğula geçen bir meslekti. Ancak böyle giderse bundan böyle olamayacak. İşini ciddiye alıp profesyonel yönetim izlenmediğinde, otobüs işletmelerinin hayatlarını sürdürmesi her geçen gün daha zorlaşacak. Türkiye’de otobüs işletmeciliği yapanların ilk önce kurumsallaşması ve yatırımlarının karşılığını alıp almadıklarını ciddi olarak hesap etmesi gerekiyor. Zira yatırdığı paranın karşılığını almayan şirketler, adeta bir serap görüyor ve sonunda sarsıntıyla uyandıklarında iş işten geçmiş oluyor.
2008 yılının son çeyreğinden bu yana içinde bulunduğumuz global ekonomik kriz nedeniyle ülkemizdeki reel sektör olumsuz olarak etkilenmeye başladı. Sorunun boyutu bugün tam olarak tahmin edilememekle birlikte 2009 yılındaki büyüme beklentileri çok iç açıcı değil. 
