İnsanoğlu kendisine has fiziksel ve psikolojik özellikleri, yetenekleri ve sınırları olan bir varlıktır. İş hayatında bunu göz önünde bulunduran yönetim sürdürülebilir başarıyı kolaylıkla yakalar.
Şirket yönetimin ana görevi elindeki kaynakların girdisinden daha fazla çıktı yaratmaktır. Kaynakları insanlar ve diğerleri olarak iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bu durumda girenden fazla çıktı yaratmak ancak insan ile yaratılacak farka bağlıdır.
İnsanın fark yaratması için mekanik olarak hareket etmekten uzaklaşması gerekir. Her insan aynı olmadığı gibi her durum da aynı değildir. Özellikle insanların baskı altında çalıştıkları kriz dönemlerinde yöneticinin ekip üyeleri ile tek tek ilgilenmesi ve ortamdaki baskı unsurlarını temizlemesi gerekir. Çalışanların baskı altında ne pahasına olursa olsun söyleneni icra etme dönemi çok gerilerde kalmıştır.






Ticari şirketler ve kamu kurumları toplumun çok önemli organlarıdır ve toplum içindeki çeşitli ihtiyaçları karşılamak için kurulmuşlardır.
Kentlerde yaşayan halkın oranı her geçen gün artarak yüzde ellinin üzerine çıkmış durumda. Şehirleşme bir taraftan modern yaşamın nimetlerini insanlara sunarken diğer taraftan da birçok olumsuzluğu beraberinde getiriyor. Söz konusu olumsuzluklar listesinin üst sıralarında artan ulaşım zorlukları geliyor. Şehirde yaşayan insanlar sabahın erken saatlerinden gece geç vakitlere kadar bir yere diğerine ulaşmaya gayret ederken yollarda saatlerce vakit harcıyor.
