Toplumun önemli unsurlarından biri ticari şirkettir. Çoğu zaman amacının kâr etmek olduğu söylenen şirket topluma hizmet eder. Şirket toplum için fayda yaratmazsa -hedefi ve buna göre oluşturduğu organizasyon yapısı ne olursa olsun- ürününe alıcı bulamaz.
Tüketici kendisine sunulan ürünü değil faydasını satın alır. Müşterisine fayda yaratamayan şirket ekonomideki iniş çıkışları -rüzgarda savrulan yaprak misali- takip eder fakat kontrolü elinde tutamaz. Pazar büyürken satış yapar, pazar daralırken yok olma tehlikesi yaşar. Eğer şanslıyla daralmayı atlatır ve bir sonraki çıkış trendini bekler. 
Müşteriler şirketin temelini oluşturur, hayatını sürdürmesini sağlar. Başarılı şirketin amacı sürekli yeni müşteri yaratmaktır. Hedefi müşteri yaratmak olan şirketin ana fonksiyonları pazarlama ve inovasyondur.
Gelecekte ayakta kalmayı başaracak şirketler üretim odaklı değil pazarlama odaklı olacaklar. Pazarlama, şirketin rakiplerinden farklılaşmasını ve büyümesini sağlar. Pazarlama odaklı olmak tüketiciyi düşünmeyi zorunlu kılar. Bunun için şirketin yönetim tarzı ve işleyişi değişir. Pazarlama odaklı şirketin deneyimli yöneticileri çalışanlarını işlerinde serbest bırakıp sorumluluk almalarını destekler. Yönetim ayrıca iç işlerden ziyade pazara ve müşteri ihtiyaçlarına odaklanır. Şirket diğerlerine öncü olur. Güçlü ve ikna kabiliyeti yüksek yöneticileri ile devlet yönetimini, sivil toplum kuruluşlarını, medyayı da yönlendirir.





Satışların yüksek olduğu parlak dönemlerde şirket sağlığı için önemli olan temel parametreler dikkatli, sürekli ve çok yakından takip edilmediğinde bozulabilir. Bozulma şirket yöneticilerinin parametleri ısrarla takip etmesi durumunda algılanır ve gerekli önlemler hızla alınır. Bozulma güncel ve acil işler
Gelişmiş ülkeler temel ihtiyaçlarını karşılamış artık yüksek bilgi ve teknolojinin peşinden koşmaktadır. Bu ülkelerde sermaye birikimi ile yönetim bilgi ve tecrübesi üst düzeye ulaşmakta , işgücü ihtiyacı emek yoğundan bilgi yoğuna kaymaktadır. Buralarda üretime girdi sağlamak için emeğini yoğun olarak kullanan eleman sayısı azalmakta; teknoloji geliştirmiş, altyapı ve tecrübe biriktirmiş şirketler ulaştıkları zirvelerde eleman bulamadıkları için kapasite artışında zorlanmaktadır. 
İnsanoğlu kendisine has fiziksel ve psikolojik özellikleri, yetenekleri ve sınırları olan bir varlıktır. İş hayatında bunu göz önünde bulunduran yönetim sürdürülebilir 
